Kişisel Marka Yetmez: Network’ünü de Stratejik Kurman Gerekiyor
- Gökhan Korkmaz

- 28 Ara 2025
- 3 dakikada okunur

Yapay zeka, marka güvenilirliği ve dünyanın yeni para birimi: network
Son yıllarda iş dünyasında hep aynı soruyu soruyoruz:
“Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı?”
Oysa LinkedIn’in küçük işletmeler üzerine hazırladığı son rapor, resme biraz daha geniş bakmamız gerektiğini gösteriyor. Rapora göre 2026’ya giderken büyümeyi asıl belirleyecek üç temel koz var:
Yapay zeka, marka güvenilirliği ve güçlü network.
Raporun odağında girişimler ve küçük işletmeler var ama bence burada çıkan sonuçlar sadece işletmeler için değil, bireysel olarak hepimiz için geçerli. Çünkü bir noktadan sonra şirketlerin yaşadığı dönüşümle profesyonellerin yaşadığı dönüşüm birbirine çok benziyor.
Yapay Zeka Çağında Asıl Kritik Olan Ne?
Rapordaki en çarpıcı bulgulardan biri şu:
Şirketlerin %75’i, yapay zekâ çağında insan becerilerinin daha da önemli hale geldiğini söylüyor.
Öne çıkan beceriler tanıdık ama artık bambaşka bir ağırlığa sahip:
İletişim
Yaratıcı düşünme
İnovatif düşünme
Uyum sağlama
İş birliği ve network kurma becerisi
Yani mesele sadece “AI kullanmayı bilmek” değil. Asıl soru, bu araçları nasıl konumlandırdığımız, insan tarafını nasıl koruduğumuz ve güçlendirdiğimiz.
Marka Güveni: Artık Küçük İşletmelerin de Bir Numaralı Gündemi
Rapor, küçük işletmelerin en yüksek stratejik önceliğini net bir şekilde ortaya koyuyor:
Marka ve itibar inşası.
Birkaç veri bunu iyi özetliyor:
Küçük işletmelerin %61’i artık düzenli içerik üretiyor.
Pazarlamacıların %72’si, tüketicilerin satın almadan önce mutlaka güvendikleri insanlara danıştığını söylüyor.
%79’u, videonun internetin yeni dili olduğuna inanıyor.
Ve güveni en çok artıran içerik kaynakları da dikkat çekici:
Önce müşteriler ve iş ortakları, sonra şirket çalışanları, ardından içerik üreticiler geliyor.
Yani kurumsal söylemin ötesine geçen, gerçek insanların gerçek hikâyeleri güven inşa ediyor. Bu da bizi asıl kritik başlığa getiriyor.
“Dünyanın Yeni Para Birimi: Network” Ne Demek?
Raporun benim en çok altını çizdiğim kısmı, network’ün “yeni para birimi” olarak tarif edildiği bölüm.
Küçük işletme liderlerinin:
%73’ü networking’i büyüme için kritik görüyor.
%39’u network’ü doğrudan yeni müşteri kaynağı olarak kullanıyor.
%63’ü, topluluğundan aldığı geri bildirimlerle daha hızlı karar alabildiğini söylüyor.
Network bugün sadece “tanıdık çevresi” anlamına gelmiyor. Aynı anda:
Bir erken uyarı sistemi
Sürekli çalışan bir Ar-Ge kaynağı
Değerli bir rekabet istihbaratı kanalı
Üstelik bu sadece işletme düzeyinde değil, bireysel düzeyde de geçerli. Bugün profesyonel network:
İş değiştirmek istediğinde
Yeni bir proje denemek istediğinde
İçerik üretmeye başladığında
Kendi işini kurmayı düşündüğünde
en somut “sermayen” haline geliyor.
Bence buradaki kritik cümle şu:
Artık bilgi değil, güven ve ilişki ağları daha kıt.
Bilgiye erişim demokratikleşti; güvene erişim hâlâ sınırlı.
Peki Tüm Bunlar Kişisel Markayla Nasıl Kesişiyor?
Buraya kadar anlattıklarım, şirketler ve küçük işletmeler üzerinden gelen veriler. Ama ben bunu okurken sürekli şu soruya döndüm:
“Şirketimizin markası kadar, kendi kişisel markamız ve ilişki ağımız için ne kadar sistemli yatırım yapıyoruz?”
Son aylarda kişisel marka üzerine yazmamın sebebi de tam olarak bu.
İlk yazımda,
“2026 kişisel markalaşmanın yılı mı olacak?” diye sorup dönemin ruhunu anlamaya çalıştım. İnsanların neden kurumsal logolardan çok gerçek insanlara kulak verdiğini, yapay zekâ çağında kişisel hikayenin neden daha kıymetli hale geldiğini tartıştım. Okumak için: https://www.linkedin.com/pulse/2026-kişisel-markalaşmanın-yılı-mı-olacak-gökhan-korkmaz-kafcf/?trackingId=%2FDbMiH34v%2BxfN3ITvetCOA%3D%3D
İkinci yazıda,
“2026’ya kadar kişisel markanı inşa etmek için basit bir yol haritası” paylaşarak işi soyut kavramlardan çıkarıp somut adımlara indirdim:
Konumunu tanımlamak, sahneni seçmek, içerik eksenlerini belirlemek, profilini toparlamak ve küçük ama düzenli bir ritim kurmak… Okumak için: https://www.linkedin.com/pulse/2026ya-kadar-kişisel-markanı-inşa-etmek-için-basit-bir-gökhan-korkmaz-wm4yf/?trackingId=OWYsPHSuxGNpgTxdF15vtQ%3D%3D
Bu yazıysa o serinin üçüncü halkası gibi okunabilir:
Yapay zeka çağında sadece “iyi içerik” üretmenin yetmediği, güvenilir bir isim ve yaşayan bir network inşa etmenin ne kadar kritik hale geldiği üzerine bir not.
Çünkü kişisel marka, tek başına içerik demek değil.
Ne anlattığın kadar, kiminle bağlantıda olduğun,
Hangi topluluğun içinde konumlandığın,
Kimler için anlamlı değer ürettiğin
2026 ve Sonrası İçin Üçlü Denklem
Raporun verdiği resmi kendi cümlelerimle şöyle özetleyebilirim:
2026 ve sonrasında kazananlar,
yapay zekayı stratejik kullanan,
güvenilir marka inşa eden
ve network’ünü bilinçli büyütenler olacak.
Ben de kendi payıma, kişisel marka yazılarımda bundan sonra network konusuna daha fazla döneceğim. Çünkü bence asıl farkı yaratacak olan, ne kadar çok şey bildiğimiz değil;
kimin için, kiminle birlikte, nasıl bir ilişki ağı içinde değer ürettiğimiz ve bu hikayeyi ne kadar içten bir şekilde anlatabildiğimiz olacak





Yorumlar